Cuma, Ekim 26, 2007

FADİK ABLA

Uzun bir süre yazamayınca atladım. Zavallı Fadik ablamız yeni doğan kızı "küçük Zeynep'ini " kucağına alamadan kaybetti. Dört gün küvezde kaldı bebek ve malesef iyileşemedi. Gözümüzün önünde geçti hamileliği, oğlumla birlikte elbiseler seçtiler, çok, çok üzgünüm. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Fadik abla da bir an önce bir bebek sahibi olsun.

YA O DA ÖYLE DERSE?

-Oğlum bak hep "baba-baba- baba" diyorsun. Sıkıldım. Bir tane kız doğuracağım, hep "anne- anne -anne" desin!!
-Ya o da " baba-baba-baba" derse??

Salı, Ekim 23, 2007

GİDER MİSİNİZ?


Evimize döndük. Anne yerleşmekle kalmadı bir sürü de tadilat çıkardı. 15 gün tırnaklarım sökülene kadar ev işi yaptım (desperate housewife) yine de işler bitmedi. İşe başlamadan ancak evi yerleştirip tadilat planlarını yapabildim. Canın odası komple değişiyor. Çilekten uzaylı odası aldık bakalım nasıl olacak. Ameliyata cesaret edemedik. Şimdilik bekliyoruz. Okula başladık , iyi gidiyor bu sene daha bir okul gibi olacak, öğretmenimiz de başarılı bir kadın. Bayramda Mardin gezisi yaptık. Can süper uyumluydu. Çocuklarla kaynaştı ona çok katkısı oldu.
Geçen gün akşam yemeğe Ajlan ve Tak tak amca geldi. Tak tak amca erken kalktı Ajlan biraz daha oturmaya niyet etti. "Niyet etti " diyorum çünkü bizimki adamcağızı kibarca kovdu. Öğretmeninin talimatı gereği "okul uyku saati" 21 de mutlaka yatıyor, yatamazsa da bize kızıyor!! O gece odasına götürerek "babasının ona hikaye anlatamayacağını çünkü misafirimiz olduğunu" söyledim. "Kendi kendine uyuyabilirsin" dedim. Çok çabuk ikna (??) oldu. Nitekim ben içeri girdikten 3 dakika sonra nefis pijamalarıyla yalınayak geldi ve direk Ajlana dönerek "Okul uyku saaatinin geldiğini, babasının ona bu saatde hep hikaye anlattığını, çayını da içtiğine göre artık bir zahmet gitmesi gerektiğini" beyan etti.
Ertesi gün:
-Oğlum, evimize gelen misafirlere "git" denmez , kaba bir hareket olur.
-"Gider misiniz?" mi demeliyim?
-!!!