Geçenlerde veli toplantısı oldu. Okulla aramız çok iyi bu sene nazarım değmesin. Artık iyice alıştı. Öğretmen davranışa göre (öğretmeni dinleme, konsantre olma gibi) quiz kralı seçeceklerini söylemişti. Hemen ilk haftalarda kral olmasına çok sevindim. Bana çekmiş görev adamı oğlum. Görev dedim de- bu hafta sonu annenin bir konuşması var. Pazar günü baba-oğul taktak'ın bahçesine gittiler. Anne gidemedi ödev yaptı. Aşağıdaki resim de daha önceki gidişlerinden. Siteye koymak için bahane arıyordum- iyi oldu. Bu arada bir de tenis kursumuz var. Haftaya 6 haftalık süre oluyor. Sürenin sonunda karnemizi vereceklermiş. Can'a resim yapmasını tavsiye edebilirler. Sadece görev adamlığında değil- spor konusunda da anneye çekmiş gibi korkarım. 

Pazartesi, Kasım 19, 2007
Salı, Kasım 06, 2007
ÇOK USLUYUM ÇOK
Bugünlerde Can'a bir haller oldu. Güniz Hanımla (Kuralsız haftanın yaratıcısı) telefonda görüşüyordum. Ona da söyledim "Melek mi oldu" dedi. Ben "evet " deyince "desene bütün emeklerimiz boşa gitti" diye güldü.
Dün akşam biraz yorgundum. Elime not yazmak üzere kullandığım bloknot geçti. Baktım bizimki yarısını resimle doldurmuş. Kızdım söylendim. Çok tatlı bir şekilde "önceden haber versen yapmazdım " dedi. Bazen bu çocuk benden daha olgun oluyor.
Babamız sıkça yok bugünlerde:
-Can, baba yok- akşam benimle yatabilirsin!!
-Hayır yatamam
-Aa, niye?
-Öğretmen tek başına yatanlara başarı sertifikası veriyor. Bu altın yıldızdan bile önemli bir şey. Hem zaten sabahları görüşüyoruz ya, anne
Dün akşam biraz yorgundum. Elime not yazmak üzere kullandığım bloknot geçti. Baktım bizimki yarısını resimle doldurmuş. Kızdım söylendim. Çok tatlı bir şekilde "önceden haber versen yapmazdım " dedi. Bazen bu çocuk benden daha olgun oluyor.
Babamız sıkça yok bugünlerde:
-Can, baba yok- akşam benimle yatabilirsin!!
-Hayır yatamam
-Aa, niye?
-Öğretmen tek başına yatanlara başarı sertifikası veriyor. Bu altın yıldızdan bile önemli bir şey. Hem zaten sabahları görüşüyoruz ya, anne
Cuma, Ekim 26, 2007
FADİK ABLA
Uzun bir süre yazamayınca atladım. Zavallı Fadik ablamız yeni doğan kızı "küçük Zeynep'ini " kucağına alamadan kaybetti. Dört gün küvezde kaldı bebek ve malesef iyileşemedi. Gözümüzün önünde geçti hamileliği, oğlumla birlikte elbiseler seçtiler, çok, çok üzgünüm. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Fadik abla da bir an önce bir bebek sahibi olsun.
YA O DA ÖYLE DERSE?
-Oğlum bak hep "baba-baba- baba" diyorsun. Sıkıldım. Bir tane kız doğuracağım, hep "anne- anne -anne" desin!!
-Ya o da " baba-baba-baba" derse??
-Ya o da " baba-baba-baba" derse??
Salı, Ekim 23, 2007
GİDER MİSİNİZ?
Evimize döndük. Anne yerleşmekle kalmadı bir sürü de tadilat çıkardı. 15 gün tırnaklarım sökülene kadar ev işi yaptım (desperate housewife) yine de işler bitmedi. İşe başlamadan ancak evi yerleştirip tadilat planlarını yapabildim. Canın odası komple değişiyor. Çilekten uzaylı odası aldık bakalım nasıl olacak. Ameliyata cesaret edemedik. Şimdilik bekliyoruz. Okula başladık , iyi gidiyor bu sene daha bir okul gibi olacak, öğretmenimiz de başarılı bir kadın. Bayramda Mardin gezisi yaptık. Can süper uyumluydu. Çocuklarla kaynaştı ona çok katkısı oldu.
Geçen gün akşam yemeğe Ajlan ve Tak tak amca geldi. Tak tak amca erken kalktı Ajlan biraz daha oturmaya niyet etti. "Niyet etti " diyorum çünkü bizimki adamcağızı kibarca kovdu. Öğretmeninin talimatı gereği "okul uyku saati" 21 de mutlaka yatıyor, yatamazsa da bize kızıyor!! O gece odasına götürerek "babasının ona hikaye anlatamayacağını çünkü misafirimiz olduğunu" söyledim. "Kendi kendine uyuyabilirsin" dedim. Çok çabuk ikna (??) oldu. Nitekim ben içeri girdikten 3 dakika sonra nefis pijamalarıyla yalınayak geldi ve direk Ajlana dönerek "Okul uyku saaatinin geldiğini, babasının ona bu saatde hep hikaye anlattığını, çayını da içtiğine göre artık bir zahmet gitmesi gerektiğini" beyan etti.
Ertesi gün:
-Oğlum, evimize gelen misafirlere "git" denmez , kaba bir hareket olur.
-"Gider misiniz?" mi demeliyim?
-!!!
Geçen gün akşam yemeğe Ajlan ve Tak tak amca geldi. Tak tak amca erken kalktı Ajlan biraz daha oturmaya niyet etti. "Niyet etti " diyorum çünkü bizimki adamcağızı kibarca kovdu. Öğretmeninin talimatı gereği "okul uyku saati" 21 de mutlaka yatıyor, yatamazsa da bize kızıyor!! O gece odasına götürerek "babasının ona hikaye anlatamayacağını çünkü misafirimiz olduğunu" söyledim. "Kendi kendine uyuyabilirsin" dedim. Çok çabuk ikna (??) oldu. Nitekim ben içeri girdikten 3 dakika sonra nefis pijamalarıyla yalınayak geldi ve direk Ajlana dönerek "Okul uyku saaatinin geldiğini, babasının ona bu saatde hep hikaye anlattığını, çayını da içtiğine göre artık bir zahmet gitmesi gerektiğini" beyan etti.
Ertesi gün:
-Oğlum, evimize gelen misafirlere "git" denmez , kaba bir hareket olur.
-"Gider misiniz?" mi demeliyim?
-!!!
Salı, Eylül 18, 2007
KURALSIZ HAFTA
Anne bir süredir yoktu. Can babu ve Neriman teyze ile yazlıkta kaldı. " Pencereden sarkmamak dışında kural olmayan" bir hafta geçirdi. Her iki aile tarafından da aşırı "kuralcı" olmakla itham ediliyorum. O yüzden bu kuralsız hafta yokluğum fırsat bilinerek ilan edilmiş durumda. Dürüstçe düşündüm de aslında benim de "pencereden sarkmamak" dışında "uygulanan" pek kuralım yokmuş gibi geldi. Can pazar günü kuzenleri ile birlikte olmuş, amerikadan gelen hediyelere çok sevinmiş ve çok heyecanlanmış. Rüzgarlı havada havuza girmiş. Pazartesi akşamı ateşi çıkmış. Çok üzülen babamız -kuralcı diyenlerin yanındadır-anne ve kızkardeşini "kuralsız olunca da işte böyle oluyor " diye bir güzel paylamış. Aslında haksızlık yapmış ama yine de çok güldüm. Dönüşte müjdeyi verdim "iki yeni çocuk yetiştirme kitabı daha edindim". Pes etmek yok.
Bu arada burun etini aldırıp aldırmamak konusunda zor bir karar vermek zorundayım. Ya ameliyat olacak- ya da bu sene kreşe gitmeyecek.
Bu arada burun etini aldırıp aldırmamak konusunda zor bir karar vermek zorundayım. Ya ameliyat olacak- ya da bu sene kreşe gitmeyecek.
Pazar, Ağustos 26, 2007
AĞAÇ EVİ
Yine tembel anne yazmayı ihmal etti. Aslında bir türlü fotoğraf işini bir düzene koyamadım. Çin'den gelen makinanın parçaları eksik çıktı. Neyse... Neriman teyze (Can "abla" değil "teyze" demeyi tercih etti) ile aramız iyi görünüyor.
Yaylaya geldik bir haftadır buradayız. Babuyu da getirdik. Bugün ben dönüyorum. Can, babu ve Neriman teyze ile bir hafta daha kalacak. Keyfimiz iyi. Burada hava bayagı serin sayılır. Hatta sık sık yağmur yağıyor. Dedemiz bize bir güzel ağaç ev yaptırmış ki anlatmakla olmaz mutlaka fotoğrafını çekmeliyim. Geçen gün bir de ışıklandırıldı. Perdeleri bile var çok güzel olmuş. ,
Deniz evimizdeki son günde Nuri Berkay'lar ziyaretimize geldiler. Can ile birlikte oynadılar ve havuza girdiler. Artık yazın son günleri-üç hafta sonra evimizdeyiz kısmet olursa...
Yaylaya geldik bir haftadır buradayız. Babuyu da getirdik. Bugün ben dönüyorum. Can, babu ve Neriman teyze ile bir hafta daha kalacak. Keyfimiz iyi. Burada hava bayagı serin sayılır. Hatta sık sık yağmur yağıyor. Dedemiz bize bir güzel ağaç ev yaptırmış ki anlatmakla olmaz mutlaka fotoğrafını çekmeliyim. Geçen gün bir de ışıklandırıldı. Perdeleri bile var çok güzel olmuş. ,
Deniz evimizdeki son günde Nuri Berkay'lar ziyaretimize geldiler. Can ile birlikte oynadılar ve havuza girdiler. Artık yazın son günleri-üç hafta sonra evimizdeyiz kısmet olursa...
Cuma, Temmuz 20, 2007
KİMİ SEVİYORSUN?
--Kimi seviyorsun söyle bakalım
-İkinizi de.
-Akıllandın galiba, eskiden babayı daha çok seviyorum diyordun (Assssla unutmam).
-O zaman da ikinizi seviyordum, sadece baba ile daha çok vakit geçiriyordum .
(Kimin daha olgun ve mantıklı olduğu ayan beyan ortada da olsa aşkta ve savaşta her yol mübahtır).
-İkinizi de.
-Akıllandın galiba, eskiden babayı daha çok seviyorum diyordun (Assssla unutmam).
-O zaman da ikinizi seviyordum, sadece baba ile daha çok vakit geçiriyordum .
(Kimin daha olgun ve mantıklı olduğu ayan beyan ortada da olsa aşkta ve savaşta her yol mübahtır).
Perşembe, Temmuz 19, 2007
YENİ BAKICIM
İstanbul'dan döner dönmez telefon rehberi açıldı. "A" harfinden başlayarak olasılıklı kişiler arandı ve yardımcı arandığı söylendi. "N" de sevgili Nuraydan hemen yanıt geldi. Neriman Hanım ile görüşüldü ve iyi referans ile işe alındı. Neriman Hanım 47 yaşında (Birdenbire 20 yaş büyümüş olduk). Bir ay bizim Fadik (Namı diğer Menekşe) ile birlikte çalışacak. Pazartesi günü yazlığa geldi- şu anda bizim sadrazamın yatılı iki bakıcısı oldu. "Ayakkabımı kim giydireceeeek , parmak kaldırsıııın???". Neriman hanıma "yeni bakıcım " diye hitap ediyor köfte. Şimdilik herşey iyi gibi bakalım hayırlısı.
Pazar, Temmuz 08, 2007
İKİDE BİRDE
Hafta sonu baba ile İstanbul kaçamağı yaptık. Canoşu da götürecektim ama gece proğramları fazla olunca annemlere bıraktık. Sorun çıkarmadı. Telefon ile aradığımızda bu kez nedense benimle konuştu ama baba ile konuşmak istemedi. Güç bela çıktığı bir telefonda da babaya "beni ikide birde arayıp durmayın" demiş. Dumur olduk. Bu oğlan büyüdü mü aniden? Ben çok hazırlıksızım.
Bakıcı krizi çözülmedi. Canı gösterdiğim KBB ci arkadaşım ameliyat ettirmezsek okula göndermememiz gerektiğini söyledi. Bu arada Fadik 6 aylık değil 7,5 aylık hamileymiş yani durum vahimleşti. Nasıl Canı yabancı birine bırakacağız? Düşünmek bile istemiyorum.
Bakıcı krizi çözülmedi. Canı gösterdiğim KBB ci arkadaşım ameliyat ettirmezsek okula göndermememiz gerektiğini söyledi. Bu arada Fadik 6 aylık değil 7,5 aylık hamileymiş yani durum vahimleşti. Nasıl Canı yabancı birine bırakacağız? Düşünmek bile istemiyorum.
Pazartesi, Haziran 25, 2007
GERİ GELDİK!!!
Epeydir yazamadık. Seyahatdeydik. Dönünce de çok fazla okunacak yazı - yapacak iş vardı. Bazen de usanıyorum tekno işlerden ben.
Canki - baba - ve anne tatile çıktık. Can tatilin en çok uçak kısmını beğenmiş- ben de tersi. Kreşden bir hafta (emrivaki) izin aldık. Babamız sıcağı sevmiyor. Yıl sonu gösterisi olduğu için öğretmeni bozuldu biraz. Allahım şimdiden miii???? Mini kulübe ikinci günden sonra gitmedi . Çocuklar ingilizce konuşuyordu. Animatör olarak yine babayı seçti . İlk birlikte tatil denememiz başarılıydı. (Geçen seneki İstanbul faciasından sonra bayağı başarılı- ona da pek tatil denemez).
Dönünce kreşin gösterisi oldu. İki sınıfın gösterisini birleştirmişler. Geçen sene daha iyiydi.
Hafta sonu hava çok sıcaktı. dedenin yanına yaylaya gittik. Fazlaca yiyecek faaliyeti oldu. Can da hevesle etrafta koştu durdu. Ona görev vermemizi istedi. Sonra da "sıkıldım ben bu küçük görevlerden" dedi büyük görevlerin adamı!!!
Canki - baba - ve anne tatile çıktık. Can tatilin en çok uçak kısmını beğenmiş- ben de tersi. Kreşden bir hafta (emrivaki) izin aldık. Babamız sıcağı sevmiyor. Yıl sonu gösterisi olduğu için öğretmeni bozuldu biraz. Allahım şimdiden miii???? Mini kulübe ikinci günden sonra gitmedi . Çocuklar ingilizce konuşuyordu. Animatör olarak yine babayı seçti . İlk birlikte tatil denememiz başarılıydı. (Geçen seneki İstanbul faciasından sonra bayağı başarılı- ona da pek tatil denemez).
Dönünce kreşin gösterisi oldu. İki sınıfın gösterisini birleştirmişler. Geçen sene daha iyiydi.
Hafta sonu hava çok sıcaktı. dedenin yanına yaylaya gittik. Fazlaca yiyecek faaliyeti oldu. Can da hevesle etrafta koştu durdu. Ona görev vermemizi istedi. Sonra da "sıkıldım ben bu küçük görevlerden" dedi büyük görevlerin adamı!!!
Cuma, Haziran 01, 2007
TENNIS
Can kreşin tenis kursuna katılıyor. Çarşamba günü derse aileleriniz de gelebilir demişler. Önce gidemem demiştim ama sonra, oğlumun herşeyden önemli olduğuna karar verdim. Bir saatlik tren yolculuğunda haşlama musakka olarak da olsa oğlumun aktivitesine katıldım. Arkadaşlarının ailelerini görmek için de iyi vesile oluyor bu toplantılar. O kadar ki milletle sohbet edeceğim diye neredeyse oğlanı seyredemedim. Bizimki çok janti idi. "Gözlüğüm-şapkam" derken topa çok konsantre olamadı ama olsun çok yakışıklıydı maşallah. Bize hiç pas vermedi, gayet ciddi işine baktı. Yukarıda babamızın çektiği fotoğraflar görülüyor.
Çarşamba, Mayıs 23, 2007
İYİ OLUNAN KONULAR
-Kreşde neler yapıyorsunuz, Can?
-Kızların oyunlarını bozuyoruz!
-Oğlum hiç olur mu, niye öyle yapıyorsunuz arkadaşınız onlar,
-Olmaz, Nuri öyle yapıyor benim de öyle davranmam lazım. Nuri bütün oyunlarda çok iyi, kovalamaca, top oynama, yakalama, hepsinde birinci geliyor.
-Tamam, sen de başka konularda iyi olursun,
-Hayır- ben Nuri'nin iyi olduğu konularda iyi olmak istiyorum!!!
-Kızların oyunlarını bozuyoruz!
-Oğlum hiç olur mu, niye öyle yapıyorsunuz arkadaşınız onlar,
-Olmaz, Nuri öyle yapıyor benim de öyle davranmam lazım. Nuri bütün oyunlarda çok iyi, kovalamaca, top oynama, yakalama, hepsinde birinci geliyor.
-Tamam, sen de başka konularda iyi olursun,
-Hayır- ben Nuri'nin iyi olduğu konularda iyi olmak istiyorum!!!
Cumartesi, Mayıs 12, 2007
TAK TAK'IN BAHÇESİ
Geçen hafta sonu pazar günü Tak Tak amcanın bahçesine gittik. Tak Tak portakal bahçesine iki katlı bir ev yaptırdı. Can çok merak ediyor ve görmek için sabırsızlanıyordu (kendi kelimeleri). Hava inanılmaz sıcaktı ve bir gece önce ateşi çıktığı için biraz çekinerek gittik (artık hastalık yazmaya utanıyorum bu blog Can'ın hastalık günlüğü haline geldi). Can sıcağa ve hastalığına ramen çok eğlendi. Mangal yaptık, köpeği besledik, bekçinin çocukları ile oynadık. Nejat'ı hiç rahat bırakmadı. Sürekli "Tak Taaaak" diye yanına çağırdı. Babamız çok eğlendi. Gitmeye yakın ateşi 39 oldu. Aldığımız gibi banyoya soktuk. Daha suyu kurumadan ille derede balık tutacağım diye tutturdu. Daha önce vadedilen hiçbir şeyi atlamak bu çocuğun tabiatı değil. O sıcakta ve o ateş ile beyefendi balık tuttu da geri dönebildik.
Cuma, Mayıs 04, 2007
Kod adı: "CANAVAR". Arkadaşları ona kısaca "CAN" diyor.
Akşamüstü dışarı çıkmamız gerekiyordu. Kapının önünde Fadiği beklerken bizimki kaş ile göz arasında katda duran asansöre daldı ve ben yetişemeden asansör aşağıya hareket etti. Her zamanki soğukkanlılığımla çığlık çığlığa apartmanı ayağa kaldırdım. Fadik diğer asansör ile, ben yaya olarak (Zeka: yeni durumlara uyum sağlama yeteneği olarak mı tanımlanıyordu?) merdivenlerden aşağı indik. Aşağı vardığımda bekçi, kapıcının karısı, Fadik ve -meğerse ve iyi ki- asansörden Can ile inmiş olan üst komşunun arasında duran "sütü yeni dökmüş kedi" ye parmağımı sallayarak "yarın çizgi film izlememe cezasını "tebliğ ettim. Fadik kaş göz hareketi ile "not in front of people" yaptı (Tekrar: zeka ne idi?). S.O.S Anne babalara yardım kılavuzunu tekrar okumalıyım.
Cuma, Nisan 27, 2007
Ben de özledim ben de!
-Anneciğim, babayı çok özledim, bu sefer çok gitti.
-Evet oğluşum, ben de çok özledim, haklısın. Söyleyelim bir daha bu kadar uzun gitmesin.
-Nasıl söyleyeceğiz ? Erkenden gidiyor ben yetişemiyorum. Bir kere söyledim-hiç dinlemiyor!!!
-Evet oğluşum, ben de çok özledim, haklısın. Söyleyelim bir daha bu kadar uzun gitmesin.
-Nasıl söyleyeceğiz ? Erkenden gidiyor ben yetişemiyorum. Bir kere söyledim-hiç dinlemiyor!!!
Hastalığımız çok şükür geçti gibi. Ama sıkı durun!! Bu sefer de yataktan düştük. Nasıl diye sormayın. Bizim yatak biraz yüksekçe. İki hafta önce yine düşmüştü. O yüzden yatağında yatırmaya dikkat ediyordum. Ateşi olduğu için bir kaç gündür benimle yatıyor. Baba da olmayınca bir taraf boş kaldı, ben de koltukla destekledim. Geçen gün saat 5 de uyandım yatağın yanında idi. Ben de kalktı sandım, ayıkamadım uyku sersemi. Banyoya gitti ışığı açamadım diye geldi beni uyandırdı. Kalktım -sersem sepelek- elektrik kesilmişti. "Alnım morardı mı bakmak istiyorum" dedi ve aynaya bakmasıyla birlikte "morarrmııışşş" diye avaz avaz haykırmaya başladı. Aklım çıktı valla. Düşmüş nasıl becerdiyse. Alnında bozuk para kadar morluk var şimdi.
Salı, Nisan 24, 2007
Yine biraz hastayız
Pazar akşamı ateşimiz çıktı yine. Baba kapıdan dışarı çıkar çıkmaz hastayız. Tesadüftür tesadüf. İlk gece panikledim biraz 39 oldu ateşimiz. Sonra sakinledik. Tamamen geçmedi ama daha iyiyiz şimdi. Bir haftadır yine okula göndermiştim. Boyumun ölçüsünü aldım. Ne yapayım evde kalmasına da gönlüm razı olmuyor. Okulda eğleniyor. Artık bu sezon bir öyle bir böyle idare edeceğiz.
Cumartesi, Nisan 21, 2007
FİLOZOF
-Anneciğim, insanları Allah Baba yaratıyor ya,
-Evet, Can,
-Hani onlar küçük oluyorlar, yemeklerini nasıl yiyorlar?
-Anneleri yediriyor oğlum.
-Yok yani en öncekini (İlk yaratılan insanı demek istiyor hrld) kim yediriyor?
-!!!!
-Allah Baba yediriyordu herhalde...
-Herhalde Can (Anne hala bu sorunun cevabını düşünüyor).
Pazartesi, Nisan 09, 2007
What love got to do with it!!!
Hafta sonu arkadaşlarım geldi. Ben de geçen hafta yaptığım ve büyük beğeni toplayan cheese cake'i Fadik'e yaptırdım. Bizimki önce yoğurtlu köfte çorbasını içti. İçerken dilini ısırdığı için avaz avaz ağladı. Neyse susturduk, yemeği iştahla yedi. Biraz daha yer misin dedim. Hayır doydum dedi . Israr etmedim. Mutfağı toplarken cheese keki gördüm, yer misin diye sordum. Yerim dedi. Hani toktun?" diye aklımca baskın basanındır yapacaktım ki - Cheese cake'in tok olmakla ne alakası var dedi. Bu yiyecek aç veya tok olmak için yenilmezmiş ki. Bingo!!!
Bu yanlız geceleri de seviyorum biraz- itiraf edeyim ki. Meydan bana kalıyor. Aksi takdirde baba ile rekabet gücüm az. Belki de oğlanı alıp başbaşa tatile çıkmalıyım. Hafta sonu içerisinde ağaç ev olan bir park yerine gittik. İki gündür ağaç ev hayali kuruyor. Bu hayal için partner olarak beni seçti nedense. Sonra benim dekorasyon dergilerime beraber bakıp, ağaç evi için eşya seçiyoruz. Bu çok komik çünkü babamız deko işlerinden hastalık derecesinde nefret eder. HEEyOOO oğlum bu konuda bana mı çekti yoşka?
Cuma, Nisan 06, 2007
İSTEDİĞİN KIZ ÇOCUKSA -DOĞURABİLİRSİN!
Telefonda:
-Anneciğim, okulu arayıp tenis dersine katılıp katılamayacağımı sorar mısın?
-Tabii yavrum.
-Sonra da- sonra da-sonra da- (Bu şekilde 15 kez falan tekrarlarla cümle kuruyor) tenis dersine gideceğimi ögrendiğini arayıp söyler misin?
Tuvaletde otururken sohbet sırasında:
-Anne sen hep KIZ ÇOCUK İSTİYORSUN ya , işte-istersen doğurabilirsin.
Aman allahım!!!Bazen çok hareketli olduğunda "Kız olsaydı uslu olurdu" diye söyleniyorum. İki hafta önce de Can yaşında bir kız çocuğu gördük bayıldık:
-"Nasılsın"diye sorduk.
-"İ-yi-yim"
- "Adın ne?"
- İiiinci !
Bizimki insanların suratına bile bakmıyor. Hemen gidip Cana anlatmıştım bu olayı umursamaz diye düşünerekten. Hepsini yazmış. Panikledim. Onu sevmediğimi mi düşündü acaba? Ben bir iletişim özürlüsüyüm!! Salağım salak. Üstelik bendeniz küçük bir KIZ-ken tarzan gibi perdelerde sallanırdım ve de son derece şımarık ve ukala idim. Nankör ben.
Bugün Fadik gelmemiş. Hastaymış. Telefonla uzaktan kumanda harekatı yapmak zorunda kaldım. Allah anneme sağlık versin. Can'a seve seve bakıyor. Yetmiş yaşında kadın. Ya bırakacak kimsem olmasa idi? Bakalım Fadik gidince ne yapacağız.Off.
Yarın tenis dersine başlayacağız. Bakalım nasıl olacak. Hevesli olması çok hoşuma gidiyor. Akşamları beraber pilates yapıyoruz. Umarım spor konusunda bize çekmez.
-Anneciğim, okulu arayıp tenis dersine katılıp katılamayacağımı sorar mısın?
-Tabii yavrum.
-Sonra da- sonra da-sonra da- (Bu şekilde 15 kez falan tekrarlarla cümle kuruyor) tenis dersine gideceğimi ögrendiğini arayıp söyler misin?
Tuvaletde otururken sohbet sırasında:
-Anne sen hep KIZ ÇOCUK İSTİYORSUN ya , işte-istersen doğurabilirsin.
Aman allahım!!!Bazen çok hareketli olduğunda "Kız olsaydı uslu olurdu" diye söyleniyorum. İki hafta önce de Can yaşında bir kız çocuğu gördük bayıldık:
-"Nasılsın"diye sorduk.
-"İ-yi-yim"
- "Adın ne?"
- İiiinci !
Bizimki insanların suratına bile bakmıyor. Hemen gidip Cana anlatmıştım bu olayı umursamaz diye düşünerekten. Hepsini yazmış. Panikledim. Onu sevmediğimi mi düşündü acaba? Ben bir iletişim özürlüsüyüm!! Salağım salak. Üstelik bendeniz küçük bir KIZ-ken tarzan gibi perdelerde sallanırdım ve de son derece şımarık ve ukala idim. Nankör ben.
Bugün Fadik gelmemiş. Hastaymış. Telefonla uzaktan kumanda harekatı yapmak zorunda kaldım. Allah anneme sağlık versin. Can'a seve seve bakıyor. Yetmiş yaşında kadın. Ya bırakacak kimsem olmasa idi? Bakalım Fadik gidince ne yapacağız.Off.
Yarın tenis dersine başlayacağız. Bakalım nasıl olacak. Hevesli olması çok hoşuma gidiyor. Akşamları beraber pilates yapıyoruz. Umarım spor konusunda bize çekmez.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)