Bugün okulun erken babalar günü partisine gittik. Bir gün önceden partide satmak üzere kurabiye yaptık. Anne kurabiye konusunda kendini aştı. Can arkadaşları ile oynadı dans ettiler, topraklara bulandılar. Bir gün de böyle geçti.
Pazartesi, Haziran 09, 2008
Çarşamba, Haziran 04, 2008
RESSAM
Pazar, Mayıs 25, 2008
Perşembe, Nisan 10, 2008
YİNE YENİDEN
Merhabalar. Arayı açtığımız için özet geçeceğiz artık.
1. Sevgililer gününde babamızın gazı ile (inkar ediyor ama) Zeynep'e çiçek almıştık. Cano "o gün bir kız seçilir ve ona çiçek verilir" diye olayı yorumladı bence. Zeynepçim o gün gelmemiş . Her ne ise, takip eden veli toplantısında zevzek baba herkes varken olayı anlattı. Birkaç gün sonra Can gayet "cool" bir halde:
-Baba, sen Rana'nın annesine Can Zeynep'e aşık mı dedin?
-!!!!!
-Zeynep'i seviyorum, ama ona aşık değilim.
(Bundan sonra oğlumun özel hayatı ile ilgili daha dikkatli olunacak, adam bizi karizmasıyla döver valla).
2. İki hafta amerika seyahatine gittik ve döndük. Canoş burada kaldı. iyi vakit geçirdik ama oğluşumu bi da bırakmayacam.
3. Ana okulumuz bu yıl bitiyor. Can mezuniyet konuşmasını yapmak istemiş (yine babamız diyor!!) . Babası da müdürle konuşmasını istemiş. Bizimki müdürle konuştu ve konuşmasını hazırladı bile: ".......Burada çok güzel sınıflar geçirdim. Bizden sonraki arkadaşlara başarılar dilerim".
4. İlkokula bir yıl sonra gidecek (Aralık doğumlu). Gelecek seneyi nasıl geçireceğimiz şu an bir kriz aşamasında.
1. Sevgililer gününde babamızın gazı ile (inkar ediyor ama) Zeynep'e çiçek almıştık. Cano "o gün bir kız seçilir ve ona çiçek verilir" diye olayı yorumladı bence. Zeynepçim o gün gelmemiş . Her ne ise, takip eden veli toplantısında zevzek baba herkes varken olayı anlattı. Birkaç gün sonra Can gayet "cool" bir halde:
-Baba, sen Rana'nın annesine Can Zeynep'e aşık mı dedin?
-!!!!!
-Zeynep'i seviyorum, ama ona aşık değilim.
(Bundan sonra oğlumun özel hayatı ile ilgili daha dikkatli olunacak, adam bizi karizmasıyla döver valla).
2. İki hafta amerika seyahatine gittik ve döndük. Canoş burada kaldı. iyi vakit geçirdik ama oğluşumu bi da bırakmayacam.
3. Ana okulumuz bu yıl bitiyor. Can mezuniyet konuşmasını yapmak istemiş (yine babamız diyor!!) . Babası da müdürle konuşmasını istemiş. Bizimki müdürle konuştu ve konuşmasını hazırladı bile: ".......Burada çok güzel sınıflar geçirdim. Bizden sonraki arkadaşlara başarılar dilerim".
4. İlkokula bir yıl sonra gidecek (Aralık doğumlu). Gelecek seneyi nasıl geçireceğimiz şu an bir kriz aşamasında.
Pazar, Şubat 10, 2008
İSTANBUL GEZİSİ-BOZO
- Resim ve yazı işlerini yine aksattık. Dört gündür İstanbul'daydık. Bu gezi Can'a yaradı. Üç gün lunapark gezdik. En çok Akmerkezdeki suyun üzerinde yüzen botları beğendik. Arkadaş çocukları ve kuzenlerle oynadık, çok eğlendik.
- Can Nalan hala ile uyudu. Nalan hala aileye hava attı.
- Tak tak'ın bahçesindeki Köpek Bozo kaybolmuş. Taktak amca Can'a nasıl söyleyeceğini düşünüyor. Çok yazık oldu -Can kendi köpeği sayıyordu- duyunca çok üzülecek.
Pazartesi, Ocak 07, 2008
AH LALA (LARA)!!!
Haftasonu tenis derslerimiz tam gaz sürüyor. Canoş Nuriden etkilenerek son derece suni (bana göre ) bir futboldur tutturdu. "Tenis oynamayacam futbol oynayacam". Neyse ikna ettik- bu arada anne babaların herşeyi çocuklarından daha iyi bilme iddiaları böyle başlıyor olmasın sakın?? Neyse, şimdilik tenise gideceğiz. daha çok küçük canııım, ben daha iyi bilirim neyin daha iyi olduğunu!!!
Cumartesi günü gecikmiş bir bebek hayırlamaya gittik. Bebeğin Candan 1 yaş büyük ablası var. Yazık kızcağız ateşliydi. Can ile birlikte CD seyrettiler. Can uslu ve son derece terbiyeli oturdu.
Pazar günü (bugün ) amcalar davet ettiler. Lara ile birlikte TV seyretti bütün gün. Sonra daha büyük çocuklar gelince Lara'lar kanal değiştirmişler. Bir baktım alt kata inmiş tek başına merdivenin altında burnunu çeke çeke ağlıyor. Ne olduğunu da asla söylemiyor. "Kanalı mı değiştirdiler" dedim anne önsezisi ile. " evet " dedi. Ah canım Larayı o kadar önemsiyor ki - en ufacık bir şeyde kahroluyor. Neyse ki uzatmıyor, gönlü çabuk oluyor.
Cumartesi günü gecikmiş bir bebek hayırlamaya gittik. Bebeğin Candan 1 yaş büyük ablası var. Yazık kızcağız ateşliydi. Can ile birlikte CD seyrettiler. Can uslu ve son derece terbiyeli oturdu.
Pazar günü (bugün ) amcalar davet ettiler. Lara ile birlikte TV seyretti bütün gün. Sonra daha büyük çocuklar gelince Lara'lar kanal değiştirmişler. Bir baktım alt kata inmiş tek başına merdivenin altında burnunu çeke çeke ağlıyor. Ne olduğunu da asla söylemiyor. "Kanalı mı değiştirdiler" dedim anne önsezisi ile. " evet " dedi. Ah canım Larayı o kadar önemsiyor ki - en ufacık bir şeyde kahroluyor. Neyse ki uzatmıyor, gönlü çabuk oluyor.
Salı, Aralık 25, 2007
BAYRAM VE HASTABAKICI
Bayramın ilk günü Babu'nun geleneksel aile yemeğindeydik. Her zamanki gibi yemekler çok güzeldi ve keyifliydi.
Bayramın 3. günü hasta oldum. Hala da iyileşmiş değilim. Can bana inanılmaz özen gösterdi. Ne yemek istediğimi sordu. Bana zorla onaylatarak üç öğünlük yemek listesi (yazı yerine resimlerden oluşan) hazırlayarak buz dolabının üstüne astı. Ertesi gün de unutmadı ve onları babasına hazırlattı. Benim artık başım dişim ağrımaz.
Dün pazartesi Suna Teyze'nin hazırladığı Noel yemeğine davetliydik. Sofra çok şıktı. Herkesin oturma yerlerinde isimlikler vardı. Can isimlikleri tek tek okuttu. Kendi ismi olmasından çok gurur duydu. Ela'nın atlandığını fark etti ve avaz avaz ilan etti. Lara'sıyla CD seyretti gece 23 e kadar ayaktaydı. Artık çok kibar ve uyumlu bir çocuk oldu, yaş dönemiyle ilgili herhalde. Bana sormadan hiçbir şeye el atmıyor-ki tembihliyor da değilim valla. Bazen benden gereğinden çok korktuğunu gözlerinden okuyorum, içim burkuluyor. Teyzesi de geçenlerde hamburger almak istemiş, "hamburger zararlı bir şey anneme sormadan yiyemem" demiş. Fazla mı doğru oldu bu çocuk?? Annelik akıl karı bir şey değil...
Bayramın 3. günü hasta oldum. Hala da iyileşmiş değilim. Can bana inanılmaz özen gösterdi. Ne yemek istediğimi sordu. Bana zorla onaylatarak üç öğünlük yemek listesi (yazı yerine resimlerden oluşan) hazırlayarak buz dolabının üstüne astı. Ertesi gün de unutmadı ve onları babasına hazırlattı. Benim artık başım dişim ağrımaz.
Dün pazartesi Suna Teyze'nin hazırladığı Noel yemeğine davetliydik. Sofra çok şıktı. Herkesin oturma yerlerinde isimlikler vardı. Can isimlikleri tek tek okuttu. Kendi ismi olmasından çok gurur duydu. Ela'nın atlandığını fark etti ve avaz avaz ilan etti. Lara'sıyla CD seyretti gece 23 e kadar ayaktaydı. Artık çok kibar ve uyumlu bir çocuk oldu, yaş dönemiyle ilgili herhalde. Bana sormadan hiçbir şeye el atmıyor-ki tembihliyor da değilim valla. Bazen benden gereğinden çok korktuğunu gözlerinden okuyorum, içim burkuluyor. Teyzesi de geçenlerde hamburger almak istemiş, "hamburger zararlı bir şey anneme sormadan yiyemem" demiş. Fazla mı doğru oldu bu çocuk?? Annelik akıl karı bir şey değil...
okul -ev -ofis doğumgünleri
Gündemi geriden takip ediyoruz ama yazıyoruz yine de işte görüldüğü gibi. Yavrucuğum 12 aralıkta 5 yaşını doldurdu-6 dan gün aldı vs artık ne diyorsanız. Okul ve ev doğumgünleri zaten rutinde vardı geçen senelerde. Bu senen Tak tak amca sayesinde ofis doğumgünü de eklendi. Anne o gün işe gitmedi oradan oraya koşturdu durdu.
Pasta seçimi için biraz zorlandık. Bu sene pastasını Can seçti. Seçenek sayısı arttıkça- her olayda olduğu gibi- sıkıntısı artan babamız biraz zor anlar yaşadı neyse sonunda şatolu bir pastayı bizim zorlamamamızla seçti. Okul doğumgününde pasta yediler ve dansettiler. Kızları tek tek dansa kaldırdılar.
Ev doğumgünümüze de anneanne, babu, dede, teyze, hala, amca ve kuzenler katıldı. Nuri Berkay da Can'ın özel konuğu oldu. Can bir aylık pasta hakkını yedi o gece herhalde. Bir doğumgünümüz de böyle geçti.
Pasta seçimi için biraz zorlandık. Bu sene pastasını Can seçti. Seçenek sayısı arttıkça- her olayda olduğu gibi- sıkıntısı artan babamız biraz zor anlar yaşadı neyse sonunda şatolu bir pastayı bizim zorlamamamızla seçti. Okul doğumgününde pasta yediler ve dansettiler. Kızları tek tek dansa kaldırdılar.
Ev doğumgünümüze de anneanne, babu, dede, teyze, hala, amca ve kuzenler katıldı. Nuri Berkay da Can'ın özel konuğu oldu. Can bir aylık pasta hakkını yedi o gece herhalde. Bir doğumgünümüz de böyle geçti.
Pazartesi, Kasım 19, 2007
QUIZ KRALI
Geçenlerde veli toplantısı oldu. Okulla aramız çok iyi bu sene nazarım değmesin. Artık iyice alıştı. Öğretmen davranışa göre (öğretmeni dinleme, konsantre olma gibi) quiz kralı seçeceklerini söylemişti. Hemen ilk haftalarda kral olmasına çok sevindim. Bana çekmiş görev adamı oğlum. Görev dedim de- bu hafta sonu annenin bir konuşması var. Pazar günü baba-oğul taktak'ın bahçesine gittiler. Anne gidemedi ödev yaptı. Aşağıdaki resim de daha önceki gidişlerinden. Siteye koymak için bahane arıyordum- iyi oldu. Bu arada bir de tenis kursumuz var. Haftaya 6 haftalık süre oluyor. Sürenin sonunda karnemizi vereceklermiş. Can'a resim yapmasını tavsiye edebilirler. Sadece görev adamlığında değil- spor konusunda da anneye çekmiş gibi korkarım. 

Salı, Kasım 06, 2007
ÇOK USLUYUM ÇOK
Bugünlerde Can'a bir haller oldu. Güniz Hanımla (Kuralsız haftanın yaratıcısı) telefonda görüşüyordum. Ona da söyledim "Melek mi oldu" dedi. Ben "evet " deyince "desene bütün emeklerimiz boşa gitti" diye güldü.
Dün akşam biraz yorgundum. Elime not yazmak üzere kullandığım bloknot geçti. Baktım bizimki yarısını resimle doldurmuş. Kızdım söylendim. Çok tatlı bir şekilde "önceden haber versen yapmazdım " dedi. Bazen bu çocuk benden daha olgun oluyor.
Babamız sıkça yok bugünlerde:
-Can, baba yok- akşam benimle yatabilirsin!!
-Hayır yatamam
-Aa, niye?
-Öğretmen tek başına yatanlara başarı sertifikası veriyor. Bu altın yıldızdan bile önemli bir şey. Hem zaten sabahları görüşüyoruz ya, anne
Dün akşam biraz yorgundum. Elime not yazmak üzere kullandığım bloknot geçti. Baktım bizimki yarısını resimle doldurmuş. Kızdım söylendim. Çok tatlı bir şekilde "önceden haber versen yapmazdım " dedi. Bazen bu çocuk benden daha olgun oluyor.
Babamız sıkça yok bugünlerde:
-Can, baba yok- akşam benimle yatabilirsin!!
-Hayır yatamam
-Aa, niye?
-Öğretmen tek başına yatanlara başarı sertifikası veriyor. Bu altın yıldızdan bile önemli bir şey. Hem zaten sabahları görüşüyoruz ya, anne
Cuma, Ekim 26, 2007
FADİK ABLA
Uzun bir süre yazamayınca atladım. Zavallı Fadik ablamız yeni doğan kızı "küçük Zeynep'ini " kucağına alamadan kaybetti. Dört gün küvezde kaldı bebek ve malesef iyileşemedi. Gözümüzün önünde geçti hamileliği, oğlumla birlikte elbiseler seçtiler, çok, çok üzgünüm. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Fadik abla da bir an önce bir bebek sahibi olsun.
YA O DA ÖYLE DERSE?
-Oğlum bak hep "baba-baba- baba" diyorsun. Sıkıldım. Bir tane kız doğuracağım, hep "anne- anne -anne" desin!!
-Ya o da " baba-baba-baba" derse??
-Ya o da " baba-baba-baba" derse??
Salı, Ekim 23, 2007
GİDER MİSİNİZ?
Evimize döndük. Anne yerleşmekle kalmadı bir sürü de tadilat çıkardı. 15 gün tırnaklarım sökülene kadar ev işi yaptım (desperate housewife) yine de işler bitmedi. İşe başlamadan ancak evi yerleştirip tadilat planlarını yapabildim. Canın odası komple değişiyor. Çilekten uzaylı odası aldık bakalım nasıl olacak. Ameliyata cesaret edemedik. Şimdilik bekliyoruz. Okula başladık , iyi gidiyor bu sene daha bir okul gibi olacak, öğretmenimiz de başarılı bir kadın. Bayramda Mardin gezisi yaptık. Can süper uyumluydu. Çocuklarla kaynaştı ona çok katkısı oldu.
Geçen gün akşam yemeğe Ajlan ve Tak tak amca geldi. Tak tak amca erken kalktı Ajlan biraz daha oturmaya niyet etti. "Niyet etti " diyorum çünkü bizimki adamcağızı kibarca kovdu. Öğretmeninin talimatı gereği "okul uyku saati" 21 de mutlaka yatıyor, yatamazsa da bize kızıyor!! O gece odasına götürerek "babasının ona hikaye anlatamayacağını çünkü misafirimiz olduğunu" söyledim. "Kendi kendine uyuyabilirsin" dedim. Çok çabuk ikna (??) oldu. Nitekim ben içeri girdikten 3 dakika sonra nefis pijamalarıyla yalınayak geldi ve direk Ajlana dönerek "Okul uyku saaatinin geldiğini, babasının ona bu saatde hep hikaye anlattığını, çayını da içtiğine göre artık bir zahmet gitmesi gerektiğini" beyan etti.
Ertesi gün:
-Oğlum, evimize gelen misafirlere "git" denmez , kaba bir hareket olur.
-"Gider misiniz?" mi demeliyim?
-!!!
Geçen gün akşam yemeğe Ajlan ve Tak tak amca geldi. Tak tak amca erken kalktı Ajlan biraz daha oturmaya niyet etti. "Niyet etti " diyorum çünkü bizimki adamcağızı kibarca kovdu. Öğretmeninin talimatı gereği "okul uyku saati" 21 de mutlaka yatıyor, yatamazsa da bize kızıyor!! O gece odasına götürerek "babasının ona hikaye anlatamayacağını çünkü misafirimiz olduğunu" söyledim. "Kendi kendine uyuyabilirsin" dedim. Çok çabuk ikna (??) oldu. Nitekim ben içeri girdikten 3 dakika sonra nefis pijamalarıyla yalınayak geldi ve direk Ajlana dönerek "Okul uyku saaatinin geldiğini, babasının ona bu saatde hep hikaye anlattığını, çayını da içtiğine göre artık bir zahmet gitmesi gerektiğini" beyan etti.
Ertesi gün:
-Oğlum, evimize gelen misafirlere "git" denmez , kaba bir hareket olur.
-"Gider misiniz?" mi demeliyim?
-!!!
Salı, Eylül 18, 2007
KURALSIZ HAFTA
Anne bir süredir yoktu. Can babu ve Neriman teyze ile yazlıkta kaldı. " Pencereden sarkmamak dışında kural olmayan" bir hafta geçirdi. Her iki aile tarafından da aşırı "kuralcı" olmakla itham ediliyorum. O yüzden bu kuralsız hafta yokluğum fırsat bilinerek ilan edilmiş durumda. Dürüstçe düşündüm de aslında benim de "pencereden sarkmamak" dışında "uygulanan" pek kuralım yokmuş gibi geldi. Can pazar günü kuzenleri ile birlikte olmuş, amerikadan gelen hediyelere çok sevinmiş ve çok heyecanlanmış. Rüzgarlı havada havuza girmiş. Pazartesi akşamı ateşi çıkmış. Çok üzülen babamız -kuralcı diyenlerin yanındadır-anne ve kızkardeşini "kuralsız olunca da işte böyle oluyor " diye bir güzel paylamış. Aslında haksızlık yapmış ama yine de çok güldüm. Dönüşte müjdeyi verdim "iki yeni çocuk yetiştirme kitabı daha edindim". Pes etmek yok.
Bu arada burun etini aldırıp aldırmamak konusunda zor bir karar vermek zorundayım. Ya ameliyat olacak- ya da bu sene kreşe gitmeyecek.
Bu arada burun etini aldırıp aldırmamak konusunda zor bir karar vermek zorundayım. Ya ameliyat olacak- ya da bu sene kreşe gitmeyecek.
Pazar, Ağustos 26, 2007
AĞAÇ EVİ
Yine tembel anne yazmayı ihmal etti. Aslında bir türlü fotoğraf işini bir düzene koyamadım. Çin'den gelen makinanın parçaları eksik çıktı. Neyse... Neriman teyze (Can "abla" değil "teyze" demeyi tercih etti) ile aramız iyi görünüyor.
Yaylaya geldik bir haftadır buradayız. Babuyu da getirdik. Bugün ben dönüyorum. Can, babu ve Neriman teyze ile bir hafta daha kalacak. Keyfimiz iyi. Burada hava bayagı serin sayılır. Hatta sık sık yağmur yağıyor. Dedemiz bize bir güzel ağaç ev yaptırmış ki anlatmakla olmaz mutlaka fotoğrafını çekmeliyim. Geçen gün bir de ışıklandırıldı. Perdeleri bile var çok güzel olmuş. ,
Deniz evimizdeki son günde Nuri Berkay'lar ziyaretimize geldiler. Can ile birlikte oynadılar ve havuza girdiler. Artık yazın son günleri-üç hafta sonra evimizdeyiz kısmet olursa...
Yaylaya geldik bir haftadır buradayız. Babuyu da getirdik. Bugün ben dönüyorum. Can, babu ve Neriman teyze ile bir hafta daha kalacak. Keyfimiz iyi. Burada hava bayagı serin sayılır. Hatta sık sık yağmur yağıyor. Dedemiz bize bir güzel ağaç ev yaptırmış ki anlatmakla olmaz mutlaka fotoğrafını çekmeliyim. Geçen gün bir de ışıklandırıldı. Perdeleri bile var çok güzel olmuş. ,
Deniz evimizdeki son günde Nuri Berkay'lar ziyaretimize geldiler. Can ile birlikte oynadılar ve havuza girdiler. Artık yazın son günleri-üç hafta sonra evimizdeyiz kısmet olursa...
Cuma, Temmuz 20, 2007
KİMİ SEVİYORSUN?
--Kimi seviyorsun söyle bakalım
-İkinizi de.
-Akıllandın galiba, eskiden babayı daha çok seviyorum diyordun (Assssla unutmam).
-O zaman da ikinizi seviyordum, sadece baba ile daha çok vakit geçiriyordum .
(Kimin daha olgun ve mantıklı olduğu ayan beyan ortada da olsa aşkta ve savaşta her yol mübahtır).
-İkinizi de.
-Akıllandın galiba, eskiden babayı daha çok seviyorum diyordun (Assssla unutmam).
-O zaman da ikinizi seviyordum, sadece baba ile daha çok vakit geçiriyordum .
(Kimin daha olgun ve mantıklı olduğu ayan beyan ortada da olsa aşkta ve savaşta her yol mübahtır).
Perşembe, Temmuz 19, 2007
YENİ BAKICIM
İstanbul'dan döner dönmez telefon rehberi açıldı. "A" harfinden başlayarak olasılıklı kişiler arandı ve yardımcı arandığı söylendi. "N" de sevgili Nuraydan hemen yanıt geldi. Neriman Hanım ile görüşüldü ve iyi referans ile işe alındı. Neriman Hanım 47 yaşında (Birdenbire 20 yaş büyümüş olduk). Bir ay bizim Fadik (Namı diğer Menekşe) ile birlikte çalışacak. Pazartesi günü yazlığa geldi- şu anda bizim sadrazamın yatılı iki bakıcısı oldu. "Ayakkabımı kim giydireceeeek , parmak kaldırsıııın???". Neriman hanıma "yeni bakıcım " diye hitap ediyor köfte. Şimdilik herşey iyi gibi bakalım hayırlısı.
Pazar, Temmuz 08, 2007
İKİDE BİRDE
Hafta sonu baba ile İstanbul kaçamağı yaptık. Canoşu da götürecektim ama gece proğramları fazla olunca annemlere bıraktık. Sorun çıkarmadı. Telefon ile aradığımızda bu kez nedense benimle konuştu ama baba ile konuşmak istemedi. Güç bela çıktığı bir telefonda da babaya "beni ikide birde arayıp durmayın" demiş. Dumur olduk. Bu oğlan büyüdü mü aniden? Ben çok hazırlıksızım.
Bakıcı krizi çözülmedi. Canı gösterdiğim KBB ci arkadaşım ameliyat ettirmezsek okula göndermememiz gerektiğini söyledi. Bu arada Fadik 6 aylık değil 7,5 aylık hamileymiş yani durum vahimleşti. Nasıl Canı yabancı birine bırakacağız? Düşünmek bile istemiyorum.
Bakıcı krizi çözülmedi. Canı gösterdiğim KBB ci arkadaşım ameliyat ettirmezsek okula göndermememiz gerektiğini söyledi. Bu arada Fadik 6 aylık değil 7,5 aylık hamileymiş yani durum vahimleşti. Nasıl Canı yabancı birine bırakacağız? Düşünmek bile istemiyorum.
Pazartesi, Haziran 25, 2007
GERİ GELDİK!!!
Epeydir yazamadık. Seyahatdeydik. Dönünce de çok fazla okunacak yazı - yapacak iş vardı. Bazen de usanıyorum tekno işlerden ben.
Canki - baba - ve anne tatile çıktık. Can tatilin en çok uçak kısmını beğenmiş- ben de tersi. Kreşden bir hafta (emrivaki) izin aldık. Babamız sıcağı sevmiyor. Yıl sonu gösterisi olduğu için öğretmeni bozuldu biraz. Allahım şimdiden miii???? Mini kulübe ikinci günden sonra gitmedi . Çocuklar ingilizce konuşuyordu. Animatör olarak yine babayı seçti . İlk birlikte tatil denememiz başarılıydı. (Geçen seneki İstanbul faciasından sonra bayağı başarılı- ona da pek tatil denemez).
Dönünce kreşin gösterisi oldu. İki sınıfın gösterisini birleştirmişler. Geçen sene daha iyiydi.
Hafta sonu hava çok sıcaktı. dedenin yanına yaylaya gittik. Fazlaca yiyecek faaliyeti oldu. Can da hevesle etrafta koştu durdu. Ona görev vermemizi istedi. Sonra da "sıkıldım ben bu küçük görevlerden" dedi büyük görevlerin adamı!!!
Canki - baba - ve anne tatile çıktık. Can tatilin en çok uçak kısmını beğenmiş- ben de tersi. Kreşden bir hafta (emrivaki) izin aldık. Babamız sıcağı sevmiyor. Yıl sonu gösterisi olduğu için öğretmeni bozuldu biraz. Allahım şimdiden miii???? Mini kulübe ikinci günden sonra gitmedi . Çocuklar ingilizce konuşuyordu. Animatör olarak yine babayı seçti . İlk birlikte tatil denememiz başarılıydı. (Geçen seneki İstanbul faciasından sonra bayağı başarılı- ona da pek tatil denemez).
Dönünce kreşin gösterisi oldu. İki sınıfın gösterisini birleştirmişler. Geçen sene daha iyiydi.
Hafta sonu hava çok sıcaktı. dedenin yanına yaylaya gittik. Fazlaca yiyecek faaliyeti oldu. Can da hevesle etrafta koştu durdu. Ona görev vermemizi istedi. Sonra da "sıkıldım ben bu küçük görevlerden" dedi büyük görevlerin adamı!!!
Cuma, Haziran 01, 2007
TENNIS
Can kreşin tenis kursuna katılıyor. Çarşamba günü derse aileleriniz de gelebilir demişler. Önce gidemem demiştim ama sonra, oğlumun herşeyden önemli olduğuna karar verdim. Bir saatlik tren yolculuğunda haşlama musakka olarak da olsa oğlumun aktivitesine katıldım. Arkadaşlarının ailelerini görmek için de iyi vesile oluyor bu toplantılar. O kadar ki milletle sohbet edeceğim diye neredeyse oğlanı seyredemedim. Bizimki çok janti idi. "Gözlüğüm-şapkam" derken topa çok konsantre olamadı ama olsun çok yakışıklıydı maşallah. Bize hiç pas vermedi, gayet ciddi işine baktı. Yukarıda babamızın çektiği fotoğraflar görülüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


